|
"Töre, milli toplumda ferdi ve sosyal ilişkileri düzenleyen, ferdi disiplin ve otoriteye bağlayan, milli barış, dayanışma ve beraberliği sağlayan bir kültür kurumudur. Yabancı kültürler önce bu değer sistemini yıkmak isterler"
Milli devlet; "aynı soy, ülkü ve kültürden gelen toplulukların, siyasi ve hukuki yönden örgütlenip, içeride kendi kendilerini yönetmesini(milli demokrasiyi), kendi ekonomik kaynaklarına sahip olmasını (milli ekonomiyi);dışarıda ise, diğer milletlerle eşit hakka sahip olmasını (milli bağımsızlığı) öngören birdevlet biçimi"dir.
Kurt KARACA "Milliyetçi Türkiye"
"...Bu usûlle "İl (Devlet) Gider, Töre Kalır" anlayışı
ortaya çıkmıştır. Burda vurgulanmak istenilen gaye
devletin geçici, törenin yani hukukun daimî olduğu gerçeğidir.
Bu anlayışa göre Türklerde töre yani hukuk devletten önce
gelir. Devlet her zaman töre'ye riayet etmek zorundadır."
Prof.Dr. Attila ÖZER
ÜLKÜCÜYE KASİDE
Sen;
Allahsız'ın nefret,
Namussuz'un dehşet,
Yüreksiz'in heybet,
Basıboş'un mihnet,
Devrimbaz'ın zulmet,
Eyyamcı'nın şirret,
İnmeli'nin sıklet,
Anarşist'in devlet,
Komunist'in illet
sandığı ve tanıdığı sen, bütün bu menfilerin topyekun ve müşterek düşmanı olduguna göre, acaba nasıl bir "Müsbet" belirtmekte veya belirtme yolunda ilerlemeye davetli bulunmaktasın?...
Bunca hıyanet tipinin bir arada düşmanı olabilmen riyazi bir katiyetle ispat eder ki, sen sanıldıgın ve tanındıgın gibi olmak, böyle bir sanılma ve tanınmanın kıymetini gerçekleştirmek borcundasın!
Sanıldıgın ve tanındıgın gibi ol! Allah seni dusmanlarınca sanıldığın ve tanındığın üzere yetiştirsin!...
"Allahsızın, vatansızın, namussuzun, yüreksizin,başıboşun, devrimbazın, inmelinin,anarşistin,komunistin gözünde ben buyum!" demekten üstün bir hüviyet ve hak tespitin olamaz!
Tez'ini kötülerin (antitez)'inden devşirmek nasibi ne büyük talih!...
Allah'a hamdet!...
Necip Fazıl Kısakürek
Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik
Zaman bendedir ve mekan bana emanettir!şuurunda bir gençlik
Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre
Birincisi iki buçuk asır Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet
İkincisi üç asır Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet
üçüncüsü bir asır Allahın, Kuranında belhümadal - hayvandan aşağı dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret Ya dördüncüsü ?
Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, madde planında kurtarıldıktan sonra ruh planında ebedi helake mahkumiyet
İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören Bunları, yükseltici aşk, süründürücü satıhçılık, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi
Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik
Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün dikeyleri yatay hale getirecek bir çığlık kopararak mukaddes emaneti ne yaptınız? diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik
Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının,evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik
Halka değil, Hakka inanan, meclisinin duvarında Hakimiyet Hakkındır düsturuna hasret çeken, gerçek adaleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik
Emekçiye Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz, kendini koruyamazsın.! Ama sen de, zulüm gördüğün iddiasıyla, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın diyecek
Kapitaliste ise Allah buyruğunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın! ihtarını edecek Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına,vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençlik
Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı, Türkün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını, her sistem ve mezhebe ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayali varsa hakikatinin, İslamda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslam alemine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik
Kim var? diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert ben varım! cevabını verici, her ferdi benim olmadığım yerde kimse yoktur! fikrini besleyici bir dava ahlakına kaynak bir gençlik
Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnetsayacak kadar gözü kara ve o nispette usule, stratejiye uygun bir gençlik
Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık madeniyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik
Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, demagog politikacısı,çıkartma kağıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi,mümin zindanı mabedi, temeli yıkık ailesi, hasılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldağı zehirli tesiri üzerinden atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik
Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa, gelmiş ve geçmiş bütün eski mümin nesillerden hiçbirini beğenmeyecek, onlara siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş marka müslümanlarısınız !Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi! diyecek ve gerçek müslümanlığın nasılını ve ne idüğünü her haliyle gösterecek bir gençlik
Tek cümleyle, Allahın, kainatı yüzü suyu ,hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezayı bütün yıldızlariyle manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak, ve Ondan başka hiçbir tutamak,dayanak, sığınak tanımayacak ve Onun düşmanlarını ancak kubur farelerine layık bir muameleye tabi tutacak bir gençlik
İşte bu gençliği, bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum.şekillenmesi,billurlaşması için 30 küsur yıldır, devrimbazlık kodamanların viski çektiği kamış borularla kalemime ciğerimden kan çekerek yırtındığım, paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamındayım. Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil!
Allahın selamı üzerine oIsun
Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!
Ey kahbe rüzgar, artık ne yandan esersen es!.
Necip Fazıl KISAKüREK
|